• son zamanlarda gözlemlediğim durum. pandemi süreci, ekonomik kriz, fiyatların artık abartılı şekilde pahalı olması ( standart bir mekanda 1 fincan çay 14 tl), mekanların gider ücretleri derken yavaş yavaş bu kültür eriyor. mekanlar boş, mekan sahipleri çaresiz, çalışanlar endişeli...

  • kafe kültürü bitmiyor, zincir veya zincirleşmeye çalışan çoğu kafe dolu ama piyasaya tutunmaya çalışan kafe işletmecileri iflas etmeye devam ediyor. hem müşteri azlığı hem gittikçe pahalılanan ürünler hem de kira ve vergilerden dolayı.

  • lokasyon bu noktada en önemli etken sanırım. beşiktaş'ta 3. nesil kahveci dediğimiz ve zincir olmayan bir kahve dükkanında çalışan tanıdığımla dün konuştuğumda her gün en kötü 7-9 bin arası satış yapıldığını söyledi.

    bunda tabi ki o ilçenin alım gücü de etkili.

    tanım: ekonomik krizin yavaştan yeme içme mekanlarını vurması durumu.

  • bende hiçbir zaman var olmamış bir kültür. kültür mü cehaletin everest'i mi o da tartışılır gerçi.
    yaşadığım şehre ilk defa gelen tanıdıklar soruyor, merve burada hangi mekana gidilir, nerede oturulur nerede yenir, içilir? valla hiçbir fikrim yok diyorum. benim için birinin bir diğerinden farkı yok, x kafenin y kafeye üstünlüğü de.
    insanların bir mekana doluşup, yiyip içip kahkaha atmalarını boş iş olarak bulmadığım tek dönem lise çağımdı.
    hangi boş olmayan adam, saatlerce bir kafede oturur ve bundan keyif alır ki? vizyonsuzluk ve görgüsüzlük. al kamp sandalyeni git bir deniz kenarına bir ormana mis.
    katılmadığım önerme.
    halen mekanlar ağzına kadar dolu. beş kişi on kişi aynı boş espriye gülüp, nonstop çay kahve içebiliyor. önünden geçerken görüyorum.*
    kafenin konunu, ürün kalitesi ve fiyatlandırması bazı kafeleri etkilemiş olabilir.

  • çünkü kafeler bitiyor. hepsi zarar ediyor kar eden çok az. ayrıca hayat çok pahalı.

  • ben de hiç oluşmamış olan kültür. ama arkadaşlarla buluşmak için iyi bir alternatif oluyordu.