• her şeyden şüphe duymak

    "just because you're paranoid doesn't mean they aren't after you."

  • jack daniel's tennessee fire

    viski değil likör tadında mükemmelito bir içki. baskın bi tarçın karamel karabiber tadı var.
    jager'e alternatif ve hatta bence çok daha güzeli. soğuk kış akşamlarında bir kaç shot art arda attıktan sonra sabahlar olmasın...

  • ksk fan zone

    geçtiğimiz aylarda mavişehir'de açılan geniş mekan. içinde ksk store, cafe, bar, restoran falan var. yurtdışındaki sports pub mantığı ile yapılmış ama bizde pek o kültür olmadığı için meyhane moduna kayabilir her an. bok atmak gibi olmasın henüz gidemedim ama merak ediyorum.

  • izmir sinema ofisi

    izmir'de gerçekleşen film ve dizi yapım projelerinde kolaylık sağlamak için bir irtibat ve koordinasyon noktası oluşturmak üzere izmir vakfı ve büyükşehir belediyesi çatısı altında kuruldu.
    izmir'de çekilmek üzere kayda değer bir projeniz varsa sunuyorsunuz, nakdi olmasa da ayni (fizibilite, çekim izni, yol, yemek, konaklama, tanıtım vb) yardımlarda bulunabiliyorlar.
    ayrıca %90'ı istanbul'da dönen sinema ve dizi piyasasını da hafiften izmir'e çekmek için uğraşıyorlar ama tabi kolay değil.

  • tekirdağ altın seri

    bunu içtikten sonra başka rakı içmek istemiyorum. yağ gibi, şerbet gibi gidiyor. ertesi gün kafayı sikertmiyor.
    hala tombul efes ve klasik yeni rakı içip "rakı dediğin boğazı yakacak" diyen anason fetişleri sevmez, kız rakısı falan der. aldırmayın, tadına bakın.

  • izmir şehir tiyatrosu

    fare doğuran dağ. büyükşehir belediyesinin bilmem kaç yıllık rüya gerçek oluyor diye inanılmaz bir reklam ve tanıtımla hayata geçirdikten sonra akıl almaz bir organizasyon zaafı ve tercih hataları ile eline yüzüne bulaştırdığı proje.
    yücel erten genel sanat yönetmenliğinde (ki kendisinin bu göreve gelişi de şaibeli oldu; önce bu pozisyon için seçim yapılacağı söylendi, yücel erten de jürideydi, adaylardan projeler toplandı, süreç ilerlerken bir anda yücel erten jüriden ayrılıp başa geldi, seçme falan yalan oldu) azizname ile perdelerini açtılar. erten'in aynı rejiyle bin yıldır türkiye'nin her yerinde oynattığı küf kokan oyunu birebir gelip sahneye koydular. e bu muydu yetmiş yıllık rüya, bu oyun için mi bekledi izmirliler bu kadar, bunca reklam bunun için miydi?

    asıl fiyasko şimdi geliyor: sonrasında ikinci ve üçüncü oyunun hazırlıklarına başladılar. bu sırada azizname haftada dört beş defa oynadığı için seyircisi tükendi kısa sürede. diğer oyunları yetiştiremediler, oyunculardan biri covid oldu bunu sakladılar falan... sonra bir anda iki hafta boyunca perdelerini kapattılar ve şöyle bir duyuru yaptılar: "pandemi ve artan vaka sayıları nedeniyle halkımızın sağlığını düşünerek iki hafta oyunlarımıza ara veriyoruz!"

    asdfghjasdfghjklşisdgsdjh

    belediyenin diğer bütün birimleri açık; sergiler, fuarlar, konserler, etkinlikler tam gaz devam, belediyenin cafe ve restoranları devam, metronun temel atma töreninde zeynep bastık halk konseri veriyor, temaslı personeli bile işe gelmesi isteniyor; ama sadece şehir tiyatrosu sahneleri kapatıyor çünkü halk sağlığını düşünüyor, yersen... "oyunun seyircisi bitti, diğer oyunu yetiştiremedik" diyemedikleri için.
    ayrıca bunu yaparak diğer bütün tiyatroları da zan altında bıraktılar, tiyatroya gitmek tehlikeliymiş gibi.

    neyse, şimdilik tüm izmir bu oluşumun fiyasko olduğunda hemfikir. oysa herkes ne kadar heyecanlıydı; izmir'in de şehir tiyatrosu olacak, yeni ve yapılmamış işler yapılacak, yeni nesil şans bulacak diye.
    umarım zamanla düzelir.

  • uğur mumcu kültür ve sanat merkezi

    bornova büyükpark içerisinde bulunan güzel sahne. bornova belediyesi şehir tiyatrosu'nun oyunları burada sahnelenir. en büyük avantajı lokasyonu ve ulaşım kolaylığı.

  • celal kadri kınoğlu

  • üçüncü şahsın şiiri

    aşk ve kıskançlık adına yazılmış en müthiş satırları içeren şiir. attila ilhan'dan.

    gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu
    ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım
    felaketim olurdu, ağlardım

    ne vakit maçka'dan geçsem limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgar aklımı alırdı
    sessizce bir cigara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin, bakardın
    üşürdün içim ürperirdi
    felaketim olurdu ağlardım

    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldü mü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    felaketim olurdu, ağlardım

  • haluk bilginer

    izmir doğumlu yaşayan efsane.

  • efes glutensiz

    kesinlikle underrated bir bira. çölyak hastaları için çıkarılmış karabuğday'dan yapılıyor. çölyak değilim ama geçtiğimiz günlerde bir arkadaş önerince denedim. normalde tuborgçuyum ama glutensizin içimi müthiş rahat, tadı çok güzel. artık varsa bundan isterim gittiğim her yerde.

  • adamlar

    12 mart'ta uzun zaman sonra nihayet izmir'e geliyorlar. hangout psm 'ye. severiz arkadaşları.

  • bartu ben

    son yıllarda izlediğim en iyi dijital iş diyebilirim hala. sinema dizi tiyatro sektörüne ufacık ilginiz varsa mutlaka izleyin. bazı sahneleri gerçekten ağzım ayrılarak izlemiştim.

  • büyük ev ablukada

    fena işler yapmayan alternatif müzik grubu.
    `fırtınayt ` albümleri ile 5 mart'ta son defa izmir'e (hangout psm)gelecekler. bilginize.

  • cialis

    ereksiyon hapı. güzel bi ilaç.
    viagra falan gibi bunu içtikten sonra bütün gün dibek tokmağı gibi gezmiyorsunuz. ihtiyaç halinde devreye giriyor, 48 saate kadar desteğini esirgemiyor, yan etkisi az.
    öyle düzenli kullanım değil de hani ayda yılda bir çılgın bir hafta sonu ya da uzun bir tatil kaçamağı öncesi, maratona girmeden bi yarım atarsanız bilime olan saygınız artar.

/ 7 »