• hormonların ebeveyn ol baskısı

    sağ olsun hormonlarım bana bu baskıyı yapmıyor. insanlar yapıyor o ayrı da kim takar onları. lafı ağızlarına tıkıp geri gönderiyorum.

    senelerdir inatla bir gün değişeceksin diyorlar en çok da ona gülüyorum. lisede kafaya koymuştum ben asla çocuk sahibi olmayacağım diye. o zaman kendime bambaşka bir hayat çizdim gezip tozacaktım. hiçbir şeye hiçbir yere bir bağlılığım olmayacaktı. ileride hangi meslekte olurdum bilemiyordum ama en azından kafamda oturan belli durumlar vardı.

    neyse yıllar ilerledi yaş geldi 28'e evlendik. 4 yıl oldu hala daha çocuk istemiyorum istemeyeceğim. birçok sebebi var tabii ki bunun ülkenin demografik yapısı, ekonomi vs. bazıları da bir sorun mu var diyerek cinsel yaşam olur, kısırlık olur vurgu yapıyorlar akıllarınca. ahahaha öyle olsa ne olur olmasa ne olur. hadsizlik seviyesi buralarda yani anlaşılsın diye söylüyorum. insanlar kısırlık falan durumu olmadığı durumda çocuk sahibi olmayı istememeyi anlamlandıramıyor çok enterasan.

    neyse efendim konudan çok uzaklaşmayayım. hayallerimin çoğunu ülke şartları sağ olsun gezip tozamadım ama en azından kendi elimde olan ufak özgürlüklerim cebimde. kendimi bir bireye adamadım. evde bir şeylerin peşinden koşturmuyorum. he yanlış anlaşılmasın çocuk yapanı aşağılamıyorum bazen söylediklerim yanlış anlaşılıyor o nedenle belirtiyorum. bu sadece benim düşüncem başkası ne yaparsa yapsın. sadece başkası olup çocuk sahibi olanların da bana gelip dünyanın en güzel şeyi diye anlatmasın yeterli. bana göre dünyanın en güzel şeyi tanımına girebilecek olaylar arasında çocuk ilk 20'ye bile giremez. dikkat dikkat bana göre.

    çocukları da seviyorum bu arada ama işte belirli bir saate kadar. sonrasında hemen kaçasım geliyor. herkes cidden çok farklı. o çocuğun peşinde tuvalete gidecek vakit bulamamalarından ben bunalırken arkadaşlarım gayet keyif alıyor. hormonlarımızın farklı işlemesinden ötürü olsa gerek.

    tanım: bende olmayan senelerdir ortalarda görünmeyen hormon.

  • hayat pahalılığı

    ben artık 30 yaşını yeni geçmiş bir birey olarak bu durumu yediremiyorum.

    öğrenciyken haftada bir yaptığım -hatta ara sıra bıktığım bir eylem olarak- mangal etkinliği şu an ulaşılamaz durumda. en son 6 ay önce bir mangal yapmışız, geçenlerde de canım çekti "ya bir mangal yapalım." dedim ama demez olaydım.

    tavuk+mangal kömürü ikilisine 145 tl bayılınca hayattan soğudum. şu an kendimce tek tesellim bu mangal kömürü bize iki sene yeter ya, oldu.

    aylar sonra canımız bir şey istediğinde hayattan soğumamalıyız. o anın tadını çıkarabilmeliyiz. beynim artık sadece ona o kadar para verilir mi? sorusuna çalışıyor. yoruldum ben arkadaşlar.

    canım çoğu zaman bir şey çekiyor, bazen evde yapmaya dermanım olmuyor, sipariş vereyim diyorum fiyatlara bakıp vazgeçiyorum. ben artık bunu yemeyi de hak etmiyorum demek ki. kendimi kendime bir tatlı ısmarlayacak kadar değerli bulmuyorum. bulsam ay sonu gelmiyor.

    çok doluyum gerçekten. tatilden senelerdir vazgeçmiş durumdayız zaten de artık markete girdiğimizde de çoğu şeyden vazgeçiyoruz. aslında bu konuda sayfalarca konuşulabilir de ağız tadıyla bir tatlı yemek istiyorum sadece.

    tanım: 2022 yılında artık üzerimizdeki baskısını fazlasıyla hissettiğimiz durum.

  • amazon.com.tr

    bir insan bir siteye aşık olur mu derlerse evet diye cevap vereceğim sitedir kendileri. hele kolay gelsin firmasıyla birlikte olursa ballı kaymak gibi bir şey oluyor.

    ilk çıktığı günden beri kullanmaktayım ve daha bir kere pişman olmadım. amazon sayesinde birçok çöpten alışveriş siteleri de kendilerine çeki düzen vermek zorunda kaldılar. o noktada da tebriklerimi iletiyorum.

    tanım: bir alışveriş sitesi.

  • ücretli öğretmenlik

    biz burada aldıkları maaş az, sigortası eksik yatıyor derken 10 senedir bu sektörde olan birisi olarak tek diyeceğim eşek yüküyle torpil dönüyor. aylık 800 tl verilirken de bu olay vardı ancak son senelerde şartların iyileştirilmesiyle altta kalan torpilin canı çıksın durumuna geldi.

    tanım: şartları kötü olmasına rağmen bir dayımız olmadığı için pek ulaşamadığımız çalışma biçimi.

  • para kazanmak

    eskiden çokça başardığım şimdiyse uzak kaldığım çok özlediğim bir eylem.

    mevzu burada sadece para değil beynin devamlı meşgul olması. gördükçe, konuştukça, gezdikçe gelişmesi. yarım gün izinle koca haftayı geçirdiğim zamanlar daha çok konsere gider, kitap okur, gezer tozardım. şimdiyse o günlerimi anca mumla arıyorum.

    yeniden o günlere dönmek için çok çabalıyorum her iş başvurusuna atlıyorum ama lanetlendim sanırım olmuyor artık. olmamasından da çok yoruldum. öğrenilmiş çaresizlik hissediyorum. hep olmayacak gibi baştan kabulleniyorum ki olmuyor :)

    tanım: hayatta kalmak için yapılması gereken eylemlerden biri.

  • caddebostan

    tanım: istanbul için konuşacak olursak kadıköy'ümüzün güzide bir semtidir.

    meşhur bağdat caddesini de içinde barındırır. sahil kısmı da gayet güzeldir ancak her kalabalık iller için geçerli olan hafta içi gezme kuralı unutulmamalıdır. yoksa bir sürü insanla gününüz ziyan olabilir. güzellikten çok insanların dangalaklıklarıyla muhattap olmak zorunda kalabilirsiniz.

  • beyin göçü

    tanım: okumuş eğitimli insanların birer birer veya ikişer, üçer beşer fark etmez başka diyarlara gitmesi durumu.

    he benimki olsa olsa göç olur ama beyni, imkanı, isteği olan insanların derhal gerçekleştirmesi gereken eylemdir diye düşünüyorum.

  • tanışmadığın birini özlemek

    tanıştıktan sonra dinecek bir özlemdir kendisi.

    hemen her şeyi tüketiyoruz. her alanda yeniliğe ihtiyaç duyduğumuz gibi tanışmadığımız birileri bize çekici geliyor. yeniden bir şeyler anlatacağız belki yeni duygular, bilgiler keşfedeceğiz. bu yeniliğin cazibesinden kurtulamıyoruz sanırım.

    şu an hiç tanımadığım birini karşıma alayım da hayatımı anlatayım o da isterse anlatsın dinleyeyim istiyorum ama biliyorum ki bir süre sonra bu istek de karşılıklı sönecek.

  • belirsizlik

    lanet bir şeydir ya nefret ederim. hayatı bir akışına bırakamadım gitti. illa bileceğim her şeyi sonra çok soru soruyorsun oluyor. sormasam hayatıma devam edemiyorum ki.

    ne olacak diye dönüp duruyorum. he hayatta her zaman pürüzler olduğunu biliyorum da işte benim merak ettiğim o pürüzler olmazsa ne olacağı. karşımdakileri darlıyorum ona üzülüyorum.

    affedin beni bana maruz kalan insan evlatları. vallahi billahi elimde değil. bir psikiyatri randevusu bulsam çözülecek belki şu derdim.

    tanım: insanı boşlukta bırakan ne olacağının bilinmemesi durumu.

  • muhabbet etmeyen muhabbet kuşları

    canlarım benim belki konuşmuyorlar ama elime aldığımda kendilerini bana çılgın gibi kaşıtmaları, gözlerini kapatıp o anın keyfini yaşamaları, hele bir tanesiyle öyle özel bir bağım var ki çocuğum olsa huyu bu kadar benzeyemezdi.

    onlar konuşmasa da olur. sesimi duyunca ötüşleri yeter bana. bak duygulandım şimdi gidip tekrar öpeceğim çılgın gibi :)

    tanım: adında muhabbet olup muhabbetin zor olduğu bir kuş türü.

  • fakir tatlısı

    canım kakaolu muhallebim, pudingli bisküvili tatlım. sizler de olmasanız tatlı niyetine ne kemirirdim.

    tanım: az paraya sahip insanların tatlı niyetine yedikleri.

  • trendyol

    zamanında çokça kullandığım -bundan bir 8-10 yıl önce- zamanla kalitesini yitiren çakma ürün satanlarla, olumsuz yorumları yayımlamamasıyla nam salmış bir e ticaret sitesidir kendileri.

    kendim bir olumsuzluk yaşamamama rağmen etrafımda bunu tecrübe eden insanlar olunca hesabımı sildim gitti. sonrasında fark ettim ki resmen bağımlılık yapıyormuş kategori kategori gezeyim ay orada elektronik burada giyim kuşam elbise derken kendimi saatlerce ekranda bir şeyler kaydırırken buluyormuşum. en azından bu huyumdan kurtuldum.

    tanım: bir e ticaret sitesi.

  • pitbull

    şu hayvanı alıp da ağızlıksız sokaklarda başıboş kime patlayacağı belli olmayan bir silah gibi ortalarda gezinen güç gösterisi yaptığını düşünen zavallılardan nefret ettiğim kadar belki de kimseden nefret etmiyorumdur zaten öyle bir duygum da yok ama bu tipleri görünce yerimde duramıyorum.

    insan canı çok ucuz ya bizde her seferinde bu gerçeği gözler önüne seriyorlar. satın alanı da besleyeni de silah niyetine kullananı da allah bildiği gibi yapsın ne diyeyim.

    tanım: sözde yasaklı bir ırk.

  • kedi

    off kötü anılarım canlandı. maalesef cehaletim nedeniyle tanıdığım bildiğim bir kedi ki kendisi ev kedisidir bana bir güzel saldırdı. kedi benim değil bu arada.

    kendisi veteriner korkusuna sahip bir canlı. biz de ailecek otururken veterinerden korkan bir kedi videosu açıp birisine izletecekken videodaki kedinin sesini sadece bir saniyeliğine duymasına rağmen bana bir saldırdı ki saniyede 100 tırmık 30 diş darbesi gibi film sahnesi yaşandı. o an yaşadığım şoku daha da atlatabilmiş değilim. bir seneyi geçti onca ilaç bakım tedavisine rağmen bacaklarımda çok güzel tırmık izleri bıraktı. arada denk gelsek de üstüme yastık yorgan allah ne verdiyse atıp oturuyorum.

    ve mükemmel şanslı bir insan olduğumdan bu kedi olaydan bir gün önce veterinere gitmiş ancak yine krize girdiği için tırnak kesimi ertelenmiş.

    siz siz olun bir kedinin yanında başka bir kedi videosu açmayın ne olur ne olmaz.

  • kafe kültürünün bitiyor olması

    lokasyon bu noktada en önemli etken sanırım. beşiktaş'ta 3. nesil kahveci dediğimiz ve zincir olmayan bir kahve dükkanında çalışan tanıdığımla dün konuştuğumda her gün en kötü 7-9 bin arası satış yapıldığını söyledi.

    bunda tabi ki o ilçenin alım gücü de etkili.

    tanım: ekonomik krizin yavaştan yeme içme mekanlarını vurması durumu.

/ 4 »