• yaşanan tuhaf durumlar

    taksim kemancı 'da kafa kaputken okan bayülgen'le skik bir muhabbetimiz olmuştu.

    saat 2 civarı barın kenarında arkadaşla içiyoruz. bu geldi tak yanıma oturdu. sonradan öğrendiğim kadarıyla, bir tiyatro oyunu için saçlarının ortasını sarıya boyatmış. kafamı sağa çevirdim, dik dik bakıyorum adama. "kim lan bu, tanıyorum sanki" diye mırıldanıyorum. o kadar içtik ki ortamı flu görüyorum, odaklayamıyorum kendimi. en son arkadaş dürttü "okan bayülgen lan o" dedi. hemen döndüm yavşak bir şekilde "okan abi şekil yapmışsın" dedim. adam 5 sn sonra kafayı çevirip "skerim toynağını" bakışı atıp önüne döndü. kafa bir milyon bende sklemedim, arsızlık diz boyu amk. baktım önündeki tabakadan enteresan bir sigara çıkarttı yaktı.
    dedim "abi bir dal da bize versene, beraber tellendirelim, hehehe."
    bu kez kafayı çevirmeden sktir çekti.

    aradan biraz zaman geçti baktım yanına manken ölçülerinde 2 tane ilik gibi hatun geldi. bir şeyler konuştular, hatunlara eşlik etmek için ayaklanırken, 2 dal sigara attı önüme. sonra bu pigme kılıklı, hatunları belinden kavrayıp ufukta kayboldu aga. bir süre arkasından mirketler gibi baktık, sonra içmeye devam ettik

  • her yazardan bir şarkı tavsiyesi

  • vücut geliştirme

    beden tapıcılığının yeni ve moden türü.

  • evlilik

    evlilik, iki kişinin hukuki veya toplumsal kanun veya törelerin uygun gördüğü şekilde bir araya gelmesidir.
    mutlu bir evliliğin bazı kuralları var/mış. saygı, ilgi, empati, hoşgörü ve netlik.
    her ne kadar günümüzde dudak bükülen bir kurum haline gelse de, iyi anlaşabilen, birlikte eğlenmeyi bilen çiftlerin, birbirine yuva olmalarının ve sağlıklı çocuklar büyütebilmek, toplumun devamını sağlayabilmek için atılan önemli bir imza olduğunu düşünüyorum.
    heinrich heine *her ne kadar evlilik hiç bir pusulanın işlemediği derin bir okyanustur dese de yedek te sayısız pusula bulundurmak gerekir.
    -çatışsak ta uzlaşabiliriz, inancı
    -hobilerin ilgimi çekmiyor ama
    desteklerim, paylaşımı
    - yalan söylememe gerek yok çünkü beni
    acımasızca yargılamazsın, güveni
    liste uzar gider. yeter ki o okyanusta kaybolup gitmemek için pusula hep doğruyu göstersin.

    pusula baştan yanlışsa düzelir diye beklemek te sanırım en büyük hata. insanlar gelişebilir ama değişir mi? zor!

  • izmir sözlük sohbet odası

    yazar sayısı arttıkça, derbi maçlarda güzel olacağını düşündüğüm kaynaşma noktası.

  • karabağlar

    izmir'in en nezih ilçesi. eski izmir, cennetçeşme, yurtoğlu ve limontepe civarı gerçekten görülmeye değer.

  • karşıyaka

    yaşanıcak yerdir sahili, insanlar güzel semttir

  • izmirli muhafazakar

    güzel izmirimizin güzel sözlüğüne bornovadan katılım sağlıyorum.
    olmaz demeyin, oluyo.

  • yolun geri kalanına katırlarla devam ediyoruz

    über bir belgesel cümlesi. kırsal bir yerde taşlı yollardan tangır tungur ilerleyen bir arazi aracının önüne, ya dev bir kaya ya da geçilemeyecek derinlikte bir çukur çıkar. o anda araç durur ve dış ses:

    "bizi bu eziyetli yolda taşıyan aracımıza minnetimizi gösterip, yorgun motorunu susturuyor ve yolumuza katırlarla devam ediyoruz."

    ne??? katır nereden açıktı lan bağajda mı (evet bağaj, bagaj değil) getirdiniz hayvancağızları?

    her şey mükemmel giderken neler oldu di mi? canavar gibi hırlayan bir aletten inip, gözlerinde yolun kalanında kendinizi taşıtmaya kıyamayacağınız kadar hüzünlü bakışlar olan hayvana nasıl bineceksiniz? binersiniz la binersiniz. hiç mi bırakmadınız sevdiğiniz bir şeyi istemeye istemeye de olsa? daha azla yetinmek zorunda hiç mi kalmadınız?

    ben bir keresinde bunu yaptım. rüyamda... uçağa binecektim. hani küçük havaalanlarında uçağa yürüyerek gidilir ya, öyle yürüdüm. uçağın merdiveninden çıkıp içine girdiğim an uçak otobüse dönüştü. hiç yadırgamadım lan. hatta muavine "kapıyı örtsene kardeş çocuklar üşüyecek" dedim. bence bu kabulleniş bir meziyet. sonuçta beni istediğim yere götürecekse, kullandığım yolun bir önemi yok. bir anda zorlaşmış olsa bile...

    eğer bir gün bir yere giderken aracınız falan bozulursa veya bir engel çıkarsa, katırla devam etmekten gocunmayın. önemli olan gitmek.

    + sevgili hayvan bu hikayeyi hangi umumi helada uydurdun?
    - 1969 woodstock 4 nolu seyyar tuvaletten selamlar...

  • libidosu yüksek kadın

    sertlikten hoşlanıyorsa beni bulabilir.

  • kalt

    bornova'da yer alan elektronik müzik mekanı.

    aslında mekan yer altında olsa da, ferah, büyük. çok rahatlıkla dans edebiliyorsunuz. iyi isimler de geliyor. ancak bazı gariplikleri de yok değil. mesela, güneş gözlüğü taktığınızda güvenlik görevlileri gelip çıkarttırıyorlar. '' başka türlü anlaşılıyor'' oluyor açıklamaları.
    bir de en son zamlar öncesi bile 33lük bira 50 tlydi ki bakın bu vicdansızlıktır. şu an kaç olduğunu kestiremiyorum.

  • iran

    yıllar yılı iran'da süren totaliter rejim dünya nezdinde iranlıları da öcüleştirmiş durumda. türkiye cumhuriyeti'nin 100 yıllık komşusu, anadolu'ya gelmeden önce beraber yaşadığımız komşularımız hatta günümüz 20 milyon güney azerbaycan türkü için ev sahibi olan iran halkları binlerce yıllık doğu geleneğinin en asil kültürlerini ihtiva ederler.
    türklere ve araplara bürokrasiyi, siyaseti, hukuku, şiiri, müziği ve dansı öğretenler onlardır. öyle enteresan bir tarihi vardır ki iran'ın; antikite'den bugüne gizemin, aşkın, tutkunun aynı zamanda hilenin, ihanetin ve kederin bir mozaiği olarak önümüze sunulur. madalyonun bir tarafı acem kızı olmuştur hep, diğer tarafı da acem oyunu.
    peki iran meselesini günümüz gelip geçici siyaset ve politika düzlemlerinden kopuk olarak ne kadar ciddiye alıyoruz?
    şöyle başlayalım:
    sanırım dilimizdeki farsça kelimelerin sayısına bakmak konuyu ciddiye almak için yeterli olacaktır. zira dil, kültürün harika bir yansımasıdır. peki coğrafya? anadolu'ya gelmeden yaşadığımız topraklardır acem diyarı. kurduğumuz ülkeleri çadırlardan yönetmeyi bırakıp merkezi otoritenin ve düzenli ordunun ne olduğunu öğrendiğimiz topraklardır. yine bir madalyon belirir: bir tarafında nizamülmülk diğer tarafında hasan sabbah vardır.
    islam'ı konuya dahil etmemek mümkün değil tabii ki:
    islam medeniyeti için de tetikleyici unsur iran'dır. islam dünyasına düşünmeyi, felsefeyi ve bilimi sokan bir unsurdur bu.
    biruni, ibni sina, farabi, taberi, el cezeri ve nasıreddin tusi gibi nice bilim adamı iran topraklarında yetişmiştir. öyleki bu isimlerin hepsinin latince'de karşılığı vardır. zira avrupalılara grek felsefesini ve bilimini öğretmişlerdir.
    gelelim kültüre:
    mevlana, fuzuli, attar , hafız, ömer hayyam ve şirazi gibi nicesi iran şiirini öyle bir yere getirmiştir ki goethe "dünyada şiirin tek bir dili olsa o dil farsça olurdu" der. goethe hafız'ın divanından çok etkilenmiş olacak ki hakkında bir kitap bile yazmıştır (bkz: west - eastern diwan). iran şiirindeki mistisizm, söz sanatı ve estetik kaygı elbette divan şiiiri'mizin de temelini oluşturur.
    müzik konusuna girmek başlı başına bu entryden bir tane daha eder. türk sanat müziği'nde yer alan enstrümanların tarihine bakmak ve makamları araştırmak yeterli olacaktır. ha yok ben sıkılırım diyorsan googoosh'u bir dinle ya da mohsen namjoo'yu.
    portresel tüm imgelemelere karşı olan islam geleneğini ilk defa iranlılar bozmuştur. zira minyatür ilk kez iran'da ortaya çıkmıştır. osmanlı'ya nazaran iran'dan günümüze kalmış minyatürlerin ele aldığı konular ve olaylar bugün ortadoğu'nun sosyal tarihini anlamakta kullanılabilen en önemli kaynaklardandır.
    bugün dahi beğenmediğimiz iran; sineması, müzeleri, tarihe duydukları saygı, restore edip korudukları şehirleri ile örnek almamız gereken bir ülkedir. siyasal islam iran'ı bizi yıprattığından daha az yıpratmıştır.

    velhasıl kelam "biz" dediğimiz şeyi en başta iran, yunanistan ve balkanlar'ı anlamadan kavrayabilmek mümkün değildir. iran bizi "biz" yapan unsurlardandır. elbette biz de acem diyarını "iran" yapan en önemli unsurlardanız. siyasal islam pisliğinin bir gün ortadoğu'dan silinip aslında nasıl bir kültürel cennette yaşadığımızı anladığımız o günleri görebilmek dileğiyle..

  • izmir bombası

    bunu yiyen insanın kendisine saygısı yoktur, ağız tadı gelişmemiştir. izmir'e dair en kolpa şey.

  • soğuk baklava

    sütlü nuriyeye kakao, pudra şekeri, vanilya gibi bir tatlıya konulabilecek ne varsa konulup "yeni bir şey icat ettik" denilerek normal baklava fiyatına satılmaya çalışılan balon tatlı. "neymiş diye bir kereliğine tadana" saygı gösterilir ama evde kendi yapmıyorsa dışarıda kazıklanıyordur.

  • dövizle tarihte bugün

    dolar: 13,49
    23 ağustos 1349-mainz'da 6000 yahudi, veba'dan sorumlu tutularak öldürüldü.

    euro: 15.33
    14 kasım 1533-osmanlı sadrazamı piri mehmet paşa öldü
    1 haziran 1533 - vııı. henry'nin eşi anne boleyn, ingiltere kraliçesi olarak taç giydi.

    dolar euro 20 tl'ye çıkana kadar yolu var bu başlığın..